|

Yahyalı, Tarih öncesi çağlardan günümüzedek son derece zengin bir kültürel
çeşitliliğe sahip olan ilçemiz KuzeydeYeşilhisar ve Develi ilçeleri güneyinde Adana batısında Niğde ili ile sınır komşusu olan ilçe, tarihi süreç içerisinde Phrygler, Romalılar, Bizanslılar veErmeniler gibi birçok kültüre ve ırka ev sahipliği yapmıştır. Bu kültür taşıyıcısı rolünü çağlar boyunca
korumuştur.Bu nedenledir ki;
ilçenin arkeolojik değerler potansiyeli
oldukça önemlidir.
İlçe sınırları içerisinde, günümüzden
yaklaşık olarak 5-6 bin yıl önceye tarihlenen
Tarih öncesi çağlara ait köy
yerleşmeleri tespit edilmiştir.
Orta Toroslar üzerinde, Çukurova ile İç
Anadolu platosu arasında önemli bir geçit
güzergahı üzerinde bulunan höyüklerden
elde edilen veriler, Yahyalı’nın
en eski sakinlerinin sosyo-ekonomik ve
sosyo-kültürel yapıları hakkında
bize önemli bilgiler vermiştir.
Höyüklerden elde edilen araçgereçler,
pişmiş toprak çanakçömlek
parçaları, kemik nesneler,
çakmaktaşı ve obsidyenden
(volkanik cam) aletler gibi maddi
kültür öğeleri, genel görünüş itibariyle;
Özellikle Ağcaşar – Kuzuoluk
- Taşhan köyleri arasında
kalan dar arazideki çöküntü havzalarının tabanlarından yer alan
ovacıklar, nispeten verimli alüvyon
topraklarla kaplıdır.
3. Jeolojik Zamanın/ Senozoyik
(65-1.6 milyon yılı) ortalarından
başlayarak, yakın dönemlere
kadar süregelen volkanik püskürmeleriyle
Erciyes Dağı’nın
(3.917 m.) çevresindeki platoların
yapısını etkilediği bilinmektedir.
Ancak Nevşehir yöresinin yeryüzü şekillerinin oluşmasını sağlayan
Erciyes Dağı, güney yönü
nispeten daha az etkilemiştir. Bu
etki höyüklerin yerleşim konumlandırma
modellemesinde başlıca
faktördür.
Coğrafi anlamda Hititler ve Kuzey Kizzuwatnalılar
arasında sürekli olarak el değiştiren Yahyalı, Orta
ve Genç Tunç çağları yerleşimleri açısından zayıftır.
Araştırmalarımız sonucunda, M.Ö 2. bin yılın teokratik
örgütlü beyliklerine ait olabilecek büyük veya
küçük ölçekli yerleşmelere rastlanmamıştır.
Ancak bu devirlerde Kizzuwatna’nın demir madeni
ihtiyacını büyük olasılıkla Yahyalı’nın Demir
Çağı’nda Phryg – Muşki boylarının yayılım sahası
içerisinde olduğu, çalışmalarımız sonunda arkeolojik
verilerle de desteklenmiştir.
Bu çağa ait olabilecek tahkimatlı yerleşimler ve kaleler
ile müstahkem mevkiler Demir Çağı yerleşim
modellerine uymaktadır. Süleymanfakılı köyündeki
Kale Mevkii bu devre ait olabilecek merkezlerden
sadece biridir.
M.Ö. 547/46 yılı sonbaharda Pers Büyük Kralı “Anyaşlı
Kyros” Sardeis’i ele geçirerek Anadolu’da yaklaşık
200 yıl sürecek olan Akhaemenid egemenliğini
başlatmıştır. Dereios 1. (M.Ö. 522-486) çok geçmeden
Anadolu’ya çeşitli vergi bölgelerine ayırmış ve
“genel valilikler” oluşturmuştur. başlatmıştır. Dereios
1. (M.Ö. 522-486) çok geçmeden Anadolu’ya
çeşitli vergi bölgelerine ayırmış ve “genel valilikler”
oluşturmuştur.
Antik çağlarda Kappadokia satraplığının etki alanı içerisinde
kalan Yahyalı ve çevresinin, Akhamenid dönemi
hakkında yeterli bilgilere sahip değiliz. Benzer olarak
saha araştırmalarımız sırasında Hellenistik Devir’e
ait buluntulara da rastlanılmamış olup yoğun olarak
Roma İmparatorluk Çağı, Bizans İmparatorluğu ve
Orta Çağ yerleşimleri, mezarlıkları ve maddi buluntuları
kayıt altına alınmıştır.
Özellikle Orta Çağ’ın önemli bir madencilik merkezi
olan Çamlıca’daki (Faraşa) tespitlerimiz kayda değerdir.
Yahyalı’nın 28 km. güneydoğusunda yer alan inceleme
alanı, Zamantı nehri boyunca uzanan yaklaşık
olarak 20 km2‘lik bir alanı kapsamaktadır.
Doğu Toroslar’ın batısında Aladağlar’a paralel bir şekilde
uzanan ekonomik nitelikte hidrotermal demir
yataklarıyla tanınmış olan Attepe (Mansurlu- Adana)
yöresinin güneybatı kesimindedir. Bu bölge aynı zamanda
“Zamantı Zn-Pb Kuşağı” olarak da adlandırılmaktadır.
Bu bölgenin demir cevheri odaklı madencilik faaliyetleri,
Tunç Çağı’ndan itibaren başlamak üzere Hitit, Bizans
Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenlik
dönemlerinde de devam etmiştir. Akkadca demir
anlamına gelen amutum kelimesi, Sümercede KU.AN
ifadesine karşılık gelmektedir. Hititçedeki AN.BAR
ifadesi ise izafesi düşük demir için kullanılmıştır. Kaliteli
demir ise Hititler tarafından AN.BAR.SIG
olarak kullanılmıştır. Bizim araştırmalarımız sırasında
köy içinde ve yakın çevresinde işlik olarak
değerlendirilen mekanlarda, ergitilmiş demir
cevheri (Luppe) ve maden cürufları (Skoria) ile
taştan yapılmış eritme teknikleri, pişmiş toprak
eritme potaları parçalarına rastlanmıştır.
İlçede yeryüzü şekillerinin büyük bir bölümünü
oluşturan sarp ve yüksek kalker tepelerin yamaçlarında
ve zirvelerinde tespit ettiğimiz, Kappadokia
bölgesinin önemli bir mezar tipi olan tümülüs
mezarlar ve kaya mezarlar, bölgenin Geç
Hellenistik (M.Ö. 160/59-30) ve Roma İmparatorluk
Devri ölü gömme adetleri ve mezar mimarisi
hakkında bize önemli bilgiler vermiştir.
Özellikle Taşhan köyü, Göynük – Küçükoğlakçı
Yaylası ve Oğlakçı Mevkii ile Yedikenar
Mevkii’ndeki büyük mezarlıklar,bilhassa Roma
döneminden itibaren anıt mezarların mimari
gelişim aşamalarının saptanmasını sağlamıştır
|
|